Vaktin hesabıyla plan yapanlara bir çift sözüm olacak; ‘’Ne kadar plan yaparsanız yapın, plandaki olan değil nasipte olan gelir başımıza.’’
İnsanoğlunun rızkını temin etme peşinde, en az bugünkü kadar koştuğu
devirlerden birinde, bir adamcağızın yolu gu
Bu evde köye yeni taşınmış yaşlıca bir kadın yaşarmış. Köye yeni gelen bu kadının bakraçlarında da hep süt olurmuş. Gizlice evin bahçesine süzülmüş bizim tilki. Bakmış ki koca bir bakraç, içinde de sıcacık süt. Hepsini lıkır lıkır içmiş, bakracı da oracığ
Keloğlan, tarhana tozunu aldığı gibi saraya gitmiş. Padişahın hastalığına çare olmaya geldiğini söylemiş, böylece girmiş saraya. Dumanı üstünde, sıcacık bir çorba pişirmiş padişaha. Padişah, çorbayı içer içmez gerçekten de iyileşivermiş!
Sırtında bir döşek, elinde bir tencereyle kaşık, yollara düşmüş. Yoruldukça döşekte yatmış, acıktıkça tencerede yemeğini pişirip kaşıklamış. Böyle böyle üç gün üç gece geçmiş.
Üç kardeşin üçü de köylerini çok severmiş. Severlermiş sevmesine ama gelin görün ki bu köy çok fakir bir köymüş. Ne uçsuz bucaksız ovaları ne de verimli tarlaları varmış. Köyde birkaç küçük ev, bir de kuru çeşmeden başkaca bir şey yokmuş.
Zamanın birinde, bir ülkede güzel mi güzel, çalışkan mı çalışkan bir genç kız varmış. Bu kızın hayatta en sevdiği şey, eski püskü bir masal kitabıymış. Masal kitabını hep yastığının altında saklar, her akşam bir masal okurmuş.
İhtiyar baba, tüm hazinesini üç kızına bırakacakmış. Ama nasıl pay edeceğini bir türlü bilemiyormuş. En küçüğe en azı, en büyüğe en çoğu mu versin? Kura mı çeksin? Hepsini toplasın üç parçaya mı bölsün?
Hikaye Anlatıcılığı insanlara bir olay, durum veya deneyimi anlatma sanatıdır. Yüzyıllardır, kültürleri, bilgileri, değerleri ve duyguları aktarmanın en etkili yollarından biri olmuştur. Hikaye anlatıcılığı, sadece bir mesaj iletmek değil, aynı zamanda di
Ramazan dönemlerinde anlatılan meddah hikâyeleri, insanın kültürel belleğinde derin izler bırakmıştır. Meddahlar, sözlü anlatım biliminin temsilcileridir ve Ramazan'da, özellikle iftar sonrası toplulukları bir araya getirerek dini ve kayıtlı değerleri hik
Masal anlatıcılığı, sözlü kültürün en eski ve en etkili anlatım biçimlerinden biridir. Masallar, hayal gücünü besleyen, eğitici ve eğlendirici hikâyelerdir. Anlatıcının ses tonu, beden dili ve anlatım tarzı, dinleyiciyi hikâyeye çekmede büyük rol oynar.
Adıyaman’a geçmeden önce ilçesi gölbaşına uğramıştım ve sokaklarında gezerken depremin boyutunun korkunçluğu o gece uykularıma girmişti. Ayakta kalan bir okulun bahçesinde kurulmuş olan çadır kentin içerisinde büyükler ihtiyaçlarını karşılama derdiyle koş
Tiyatro ve Meddah sanatçısı Mehmet Tahir İkiler, Kahramanmaraş’ta ve Deprem bölgesindeki tüm şehirlerde çocukların depremde yaşadığı travmayı atlatabilmesi için “Meddah Amca’dan Masallar ve Kocaman Geveze Kuklalar” adlı oyunu sergiledi.
20 Şubat 2023 Gecesi saat 13.00 Ankara’dan yola çıktım. Depremin yaşandığı şehirler arasında adı geçen Adana’dan geçerken hafızama yer etmiş olan deprem görüntülerine rastlamadığım için İskenderun'a girdiğimde yüreğim hazırlıksız yakalandı.
Sultan Murat Han gece gördüğü rüyanın etkisiyle kendisinde değildir yani hasılı o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.
Öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.
Muradiye Sevgi Konağında her Cumartesi Saat: 14.00 de etkinlik.
Şehzade Mehmet'in Rüyası adlı bu meddah hikayesi, öğrencilerin tarihi hem eğlenerek hem de dramatik bir şekilde öğrenmesini sağlayan yaratıcı bir tiyatro çalışmasıdır. Meddah geleneği ve kukla tiyatrosu gibi geleneksel anlatım yöntemlerinin kullanılması,
Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme iletir. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında ‘yalancı’ olarak yazılır.”
Efendim şimdi sizlere paylaşacağım hikayede göreceksiniz ki
Doğruluk her türlü şartla
Bir rivayete göre Adana, nüfus cüzdanına göre İstanbul’da dünyaya gelmişim. Eski Türk filmlerinin en iddialı tragedyalarını aratmayacak derecede hüzünlü bir hayat hikâyesinin başkahramanı olan sarı çocuğun sanata dair meşakkatli öyküsünden bahsederek sizl