• Behlül'ü dana ve Harun reşit MEDDAH HİKAYESİ
    Behlül'ü dana ve Harun reşit MEDDAH HİKAYESİ''Behlül'ü dana ve Harun reşit''

    Canlar; Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih eder: ‘’Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.’’ Akşam namazından sonra da Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka gelir.

  • ışık ve pervane MEDDAH HİKAYESİ
    ışık ve pervane MEDDAH HİKAYESİ''Işık ve pervane''

    Emin olduğum tek şey var, bu dünya bir beyaz perde ve herkes bu perdede bir suret... Suretler şavk tan süzülen ölçü neticesinde hayal perdesinde ya kazanır yada kaybeder...
    Işığın suretlerimize yansıttığı ateş neticesinde yangına körükle gideceğiz ve daha çoook ağlayacak yada güleceğiz...

  • oku Rabbinin adıyla oku MEDDAH HİKAYESİ
    oku Rabbinin adıyla oku MEDDAH HİKAYESİ''Oku Rabbinin adıyla oku''

    Bir gün bir sahabe, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (sav) huzuruna gelerek cahiliye devrine ait bir vahşiliği şöyle dile getirir: Ya Resulallah! Biz cahiliye devrinde kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik.

  • nalıncı baba MEDDAH HİKAYESİ
    nalıncı baba MEDDAH HİKAYESİ''Nalıncı baba''

    Sultan Murat Han gece gördüğü rüyanın etkisiyle kendisinde değildir yani hasılı o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.

  • Derviş Kaşığı MEDDAH HİKAYESİ
    Derviş Kaşığı MEDDAH HİKAYESİ ''Derviş Kaşığı''

    Aynı sofrada aynı tastaki çorbaya birlikte kaşık sallamanın kardeşlikle mümkün olduğunu ve istenirse kardeş kolunun dünyanın bir ucundan, öbür ucuna kucaklayıp doyurabilecek kadar uzun olduğunu anlatacağım.

  • Ahde vefa kalmadı mı desinler MEDDAH HİKAYESİ
    Ahde vefa kalmadı mı desinler MEDDAH HİKAYESİ''Ahde vefa kalmadı mı desinler''

    Bir gün Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ediyorken karşıdan üç kişinin geldiğini! Gördüler, iki tanesi, bir delikanlıyı yaka paça yakalamış, halifenin huzuruna çıkarmak için getiriyorlardı.

  • Aşuk ve Maşuk MEDDAH HİKAYESİ
    Aşuk ve Maşuk MEDDAH HİKAYESİ''Aşuk ve Maşuk''

    Aşkın efendisi Mevlana der ki; "Bir canım, gel gör ki var yüz bin tenim, Neyleyip, netsem ki ağzım sır benim. Bunca insan var, "benim" hep "ben" diyen, Yok ki bir er, söylesin tek "ben senim."

  • İsraf etmede hayır, hayırda israf olmaz. MEDDAH HİKAYESİ
    İsraf etmede hayır, hayırda israf olmaz. MEDDAH HİKAYESİ “ İsraf etmede hayır, hayırda israf olmaz. ''

    Meddah der ki; Hayatta başarılı olmanın yolu, kaç soru cevapladığımızda değil, Allah'ın rızasını kazanabilmek için disiplin ve çevremize gösterdiğimiz sorumluluktan geçiyor… İnsan, ya disipline girmenin ya da pişmanlığın acısını çekmek zorundadır.

  • Buzağının ipini kim gevşetti MEDDAH HİKAYESİ
    Buzağının ipini kim gevşetti MEDDAH HİKAYESİ ''Buzağının ipini kim gevşetti''

    Bu kıssadan nasibimize düşen, önce hazreti insan olabilmektir erdemli ve vakur olabilmektir. Erdemi şiar edinen dost; unutma sen şeytandan daha akıllı ve daha iyilikseversin. Yeter ki, gaflet ve cehaletin batağında saplanıp kalma!

  • sarı öküz MEDDAH HİKAYESİ
    sarı öküz MEDDAH HİKAYESİ '' Sarı Öküzü Vermeyecektik! ''

    Öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

  • ramazan öğretileri MEDDAH HİKAYELERİ
    ramazan öğretileri MEDDAH HİKAYELERİ''Ramazan Öğretileri''

    Hiçbir etkili konuşma yoktur ki içinde hikaye olduğu vakit sıkıcı geçsin, anlaşılması güç olsun. Anlatımı güçlendirmek, öğretici olmak ve dinleyenleri sıkmamak için en iyi yol hikâyelerdir.
    Muradiye Öğretim Kurumlarının bünyesinde hizmet veren MURADİYE TV Ramazan ayına özel velilerimize, öğretmenlerimize ve seyircilerimize özel bir program hazırlamıştır.

  • Roma Elçisi MEDDAH HİKAYESİ
    Roma Elçisi MEDDAH HİKAYESİ ''Hz Ömer (r.a) ve Roma Elçisi''

    Adaletiyle ve cesaretiyle bilinen Hz. Ömer’in(r.a) bir
    güzel sözüyle başlayalım hikayemize.
    ‘’Beni kimsenin bilmesi önemli değil. Rabb’im bilsin yeter. Kim ne derse
    desin bana Rabbim kulum desin yeter.’’

  • semerci ustası MEDDAH HİKAYESİ
    semerci ustası MEDDAH HİKAYESİ''Semerci Ustası''

    Hak dostum hak diyerek başlayalım bir başka hikâyemize… İsim isme, cisim cisme, semt semte benzer, geçmiş zaman söylenir, yalan gerçek vakit geçer demişler. Canlar geçen zamanın kıymetini bilmek için sizleri Semerkant’a götüreceğim...

  • ciğer satan kadı MEDDAH HİKAYESİ
    ciğer satan kadı MEDDAH HİKAYESİ '' Ciğer satan Kadı ''

    Aziz Mahmud Hüdayi Üftade hazretlerine öğrenci olmak ister. Üftade’nin yanına gittiğinde Üftade ona şöyle der:” Sen mal mülk sahibisin, burası ise yokluk kapısıdır. Atın bile gelmek istemediğinden dolayı kayalara saplanmadı mı?”

  • bin akçeye bir söz MEDDAH HİKAYESİ
    bin akçeye bir söz MEDDAH HİKAYESİ ''Bin Akçeye Bir Söz''

    Vaktin hesabıyla plan yapanlara bir çift sözüm olacak; ‘’Ne kadar plan yaparsanız yapın, plandaki olan değil nasipte olan gelir başımıza.’’
    İnsanoğlunun rızkını temin etme peşinde, en az bugünkü kadar koştuğu
    devirlerden birinde, bir adamcağızın yolu gurbete düşmüş.

  • üç sual ve bir cevap MEDDAH HİKAYESİ
    üç sual ve bir cevap MEDDAH HİKAYESİ ''Üç sual ve bir cevap''

    Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme iletir. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında ‘yalancı’ olarak yazılır.”
    Efendim şimdi sizlere paylaşacağım hikayede göreceksiniz ki
    Doğruluk her türlü şartlar altında meyve verir.

Yorumlar
Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın...

 
507 kez görüntülendi