Bir gün Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ediyorken karşıdan üç kişinin geldiğini! Gördüler, iki tanesi, bir delikanlıyı yaka paça yakalamış, halifenin huzuruna çıkarmak için getiriyorlardı.
Bu evde köye yeni taşınmış yaşlıca bir kadın yaşarmış. Köye yeni gelen bu kadının bakraçlarında da hep süt olurmuş. Gizlice evin bahçesine süzülmüş bizim tilki. Bakmış ki koca bir bakraç, içinde de sıcacık süt. Hepsini lıkır lıkır içmiş, bakracı da oracığ
Zamanın birinde, bir ülkede güzel mi güzel, çalışkan mı çalışkan bir genç kız varmış. Bu kızın hayatta en sevdiği şey, eski püskü bir masal kitabıymış. Masal kitabını hep yastığının altında saklar, her akşam bir masal okurmuş.
Hikaye Anlatıcılığı insanlara bir olay, durum veya deneyimi anlatma sanatıdır. Yüzyıllardır, kültürleri, bilgileri, değerleri ve duyguları aktarmanın en etkili yollarından biri olmuştur. Hikaye anlatıcılığı, sadece bir mesaj iletmek değil, aynı zamanda di
Emin olduğum tek şey var, bu dünya bir beyaz perde ve herkes bu perdede bir suret... Suretler şavk tan süzülen ölçü neticesinde hayal perdesinde ya kazanır yada kaybeder...
Işığın suretlerimize yansıttığı ateş neticesinde yangına körükle gideceğiz ve dah
Ramazan dönemlerinde anlatılan meddah hikâyeleri, insanın kültürel belleğinde derin izler bırakmıştır. Meddahlar, sözlü anlatım biliminin temsilcileridir ve Ramazan'da, özellikle iftar sonrası toplulukları bir araya getirerek dini ve kayıtlı değerleri hik
Masal anlatıcılığı, sözlü kültürün en eski ve en etkili anlatım biçimlerinden biridir. Masallar, hayal gücünü besleyen, eğitici ve eğlendirici hikâyelerdir. Anlatıcının ses tonu, beden dili ve anlatım tarzı, dinleyiciyi hikâyeye çekmede büyük rol oynar.
Bir gün bir sahabe, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (sav) huzuruna gelerek cahiliye devrine ait bir vahşiliği şöyle dile getirir: Ya Resulallah! Biz cahiliye devrinde kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik.
Hiçbir etkili konuşma yoktur ki içinde hikaye olduğu vakit sıkıcı geçsin, anlaşılması güç olsun. Anlatımı güçlendirmek, öğretici olmak ve dinleyenleri sıkmamak için en iyi yol hikâyelerdir.
Muradiye Öğretim Kurumlarının bünyesinde hizmet veren MURADİYE
Adaletiyle ve cesaretiyle bilinen Hz. Ömer’in(r.a) bir
güzel sözüyle başlayalım hikayemize.
‘’Beni kimsenin bilmesi önemli değil. Rabb’im bilsin yeter. Kim ne derse
desin bana Rabbim kulum desin yeter.’’
Öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.
Şehzade Mehmet'in Rüyası adlı bu meddah hikayesi, öğrencilerin tarihi hem eğlenerek hem de dramatik bir şekilde öğrenmesini sağlayan yaratıcı bir tiyatro çalışmasıdır. Meddah geleneği ve kukla tiyatrosu gibi geleneksel anlatım yöntemlerinin kullanılması,